Varis bir toplardamar hastalığıdır. Kozmetik bir problem olmasın yanında ciddi bir sağlık sorunu haline dönüşebilir. Toplardamar içindeki kanın kalbe dönerken geri kaçmaması için bu damarların içinde kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıkların kanı kaçırmasıyla ki buna “reflü” denilmektedir, kan damar içinde göllenir. Göllenen bu venöz kan damar duvarına bası yaparak damarı genişletir, uzar ve kıvrımlı bir görünüm almasına neden olur. Bu şekilde varisler oluşur. Varisin en önemli belirtileri; bacakta şişlik (ödem), Ağrı, Kramp, kaşıntı ve uyuşmadır.
Varisler bacaklarda 1mm hatta daha küçük çaptan başlayıp, 1cm ve daha geniş olabilir. Varisin en büyük tehlikesi bu oluşumlar içinde kan pıhtılaşarak derin ven trombozu ve halk arasında akciğere pıhtı atması olarak bilinen “pulmoner emboliye neden olabilir. Bu, hayatı tehdit eden çok ciddi bir durumdur. Bu nedenle varis hangi aşamada olursa olsun ciddiye alınmalı ve tedavisine hemen başlanmalıdır. Tedavisinde çeşitli ilaçlar, Varis çorapları, iğne tedavileri ve ameliyatlar yer almaktadır.
Halk arasında “iğne veya köpük tedavisi” olarak bilinen “skleroterapi” variste özellikle kozmetik amaçla yapılır.
Yapıştırıcı (glue embolizasyon), Lazer, radyofrekans ve en sonuncusu da klasik ameliyat (stripping) ile varisli olan damar devre dışı bırakılır veya çıkartılır. Varisli damarın yolu üstünde bulunmayan toplardamar kabarcıkları (venöz pakeler) 2-3mm’lik insizyonlarla çıkarılır ve dikiş yerine çoğunlukla bant ile kapatılır. Bu sayede sadece kesiye ait 2-3mmlik bir çizgi kalır. Varis ameliyatları günümüzde lokal anestezi ile yapılmaktadır.
